Mesai Sonu Ateşi

·

Published 8/23/2026
4views
cover image

Saat dokuzu çeyrek geçiyor. Ofis boşalmış, temizlik ekibi bile gelmişti ama ben hâlâ masamdaydım. O lanet olası sunum. Üçüncü kez düzeltiyordum. Saçlarımı topuz yapmış, gözlüğümü takmıştım. Kimse beni böyle görmemeliydi. Ama gören oldu.

“Hâlâ burada mısın?”

Sesini duyunca irkildim. Başımı kaldırdım. Kapıda duruyordu. Ceketini omzuna atmış, kravatını gevşetmişti. Gömleğinin ilk iki düğmesi açıktı. O kahverengi gözleri bana bakıyordu. Her zamanki gibi. Ama bu sefer farklıydı. Saat geçti. Kimse yoktu.

“Sunum,” dedim. Sesim çatallaştı. Öksürdüm. “Yarın sabah son teslim.”

Başıyla onayladı. Ama gitmedi. İçeri girdi. Adımları halıda sessizdi. Masama yaklaştı. Durdu. Kokusunu aldım. Viski. Tıraş losyonu. Ter. Erkek kokusu. Saf, iğrenç, baş döndürücü.

“Yardım edeyim mi?” dedi.

Gülmek istedim. Ona yardım etmemi isteyen onca kadın vardı. Ama o buradaydı. Benim masamda. Gece yarısı. Kimse yokken.

“Hayır,” dedim. “Teşekkürler.”

Ama elim titriyordu. Fareyi tutamıyordum. İmleç ekranda dans ediyordu. O fark etti. Elini uzattı. Parmağı dokundu bileğime. Sıcak. Çok sıcak.

“Gerginsin,” dedi.

“Yorgunum.”

“Aynı şey değil.”

Doğruydu. Gergindim. Çünkü onu düşünüyordum. Her gece. Ofiste. Duşta. Yatakta. Kocamın yanında. Onun elleri. O ses. O kahrolası gülümsemesi.

Parmağı bileğimde kaldı. Nabzımı hissediyordu. Biliyordum. Hızlanmıştı. Ona ihanet ediyordum.

“Ne istiyorsun?” dedim. Sesim sertti. İstediğimden sert.

Gözleri kısıldı. Gülümsedi. O gülümseme. Her kadını eriten gülümseme.

“Bilmiyorum,” dedi. “Ama senin de bildiğini sanmıyorum.”

Yalan söylüyordu. İkimiz de biliyorduk. Ama söylemek tehlikeliydi. Söylemek gerçek olurdu.

Elimi çektim. Ama çok geçti. Tenim hâlâ yanıyordu. O dokunduğu yerde bir ateş vardı. Yayılıyordu. Kolumdan omzuma. Göğsüme. Bacaklarımın arasına.

“Gitmelisin,” dedim.

“Sen de gitmelisin.”

“Gitmiyorum.”

“O zaman ben de gitmiyorum.”

Sandalyemi çektim. Ayağa kalktım. Ona baktım. Uzun boylu. Geniş omuzlu. O eller. O parmaklar. Onları nerede istediğimi biliyordum. Her yerde. Her delikte. Her saniyede.

“Bu iyi bir fikir değil,” dedim.

“En iyi fikirler hiçbir zaman iyi fikirler değildir.”

Ve sonra bir şey oldu. İçimde bir şey kırıldı. O incecik duvar. O sahte ahlak. O evli kadın maskesi. Düştü. Yere düştü. Paramparça oldu.

“Kapa çeneni,” dedim.

Ve öptüm onu.

Öpücük yumuşak başlamadı. Tatlı değildi. Vahşiydi. Açtı. Dilim diline karıştı. Dişlerim dudağını kesti. Kan tadı geldi. O homurdandı. Elleri belime dolandı. Beni masaya itti. Klavye yere düştü. Monitör sallandı. Umurumda değildi.

Etek yukarı çıktı. Bacaklarım açıldı. O araya girdi. Sertliğini hissettim. Pantolonun kumaşı altında. Kabarık. Sıcak. Hazır.

“Bunu istiyor musun?” dedi. Nefesi kulağımdaydı. Sesi çatallıydı. Kontrolü kaybediyordu.

“Siktir git,” dedim. “Yap şunu.”

Güldü. O alçak, pis gülüş. Elimden tuttu. Beni sürükledi. Topuklu ayakkabılarım halıda takırdadı. Ofis koridorundan geçtik. Cam duvarlar. Boş masalar. Kimse yok. Kimse görmüyor.

Toplantı odası. Perdeler açık. Şehir ışıkları arkamızda. O beni masaya yatırdı. Sırtım soğuk cama değdi. Etek belime toplandı. Külotum yırtıldı. O ses. Kumaşın yırtılması. En sevdiğim ses.

Dizlerimin arasına girdi. Pantolonunu açtı. Fermuar sesi. O anons. O davet. Beni içine çekiyor. O an. Bekleme. Gerilim. Nefesim kesildi.

“Bana bak,” dedi.

Baktım. O kahverengi gözler. Ateş. Arzu. Açlık.

“Kim olduğunu unutma,” dedi. “Yarın ofiste. Normal. Ama şimdi. Sen benimsin.”

Başımı salladım. Konuşamadım.

Ve içime girdi.

O ilk an. O dolgunluk. O gerilme. O acı ve zevk karışımı. Çığlık attım. Sesim camda yankılandı. O durmadı. İtmeye devam etti. Derin. Daha derin. Sonuna kadar.

“İşte böyle,” dedi. “İşte böyle.”

Elleri kalçalarımdaydı. Beni kendine çekiyordu. Her vuruşta masa sallanıyordu. Kağıtlar uçuşuyordu. Bardak devrildi. Su döküldü. Umurumda değildi.

Tırnaklarım sırtına battı. Gömleğini yırttı. Düğmeler dört bir yana uçtu. Teni tenime değdi. Terli. Sıcak. Kaygan.

“Daha hızlı,” dedim. “Lütfen. Daha hızlı.”

Hızlandı. Her vuruşta nefesim kesiliyordu. Dizlerim titriyordu. İçimde bir şey büyüyordu. O dalga. O basınç. O an.

“Geliyorum,” dedim. Sesim tanımadığım bir sesti. “Geliyorum, geliyorum, geliyorum.”

“Bekle,” dedi. “Benimle gel.”

Başımı salladım. Dişlerimi sıktım. Bekledim. O itti. Çekti. İtti. Çekti. Ritim bozuldu. Nefesi hızlandı. Teri yüzüme damladı.

“Şimdi,” dedi.

Ve ben parçalandım.

O an. O saniye. Dünya durdu. Sadece o vardı. O sıcaklık. O dolgunluk. O boşalma. İçime akarken hissettim. Sıcak. Yoğun. Her yere yayılıyor.

Ben de boşaldım. Kasıldım. Titredim. Çığlık attım. Adını haykırdım. Kimin duyduğu umurumda değildi.

Sonra durduk.

Nefes nefeseydik. O hâlâ içimdeydi. Alnı alnıma değiyordu. Gözleri kapalıydı. Dudakları aralıktı.

“Tanrım,” dedi.

Güldüm. Yorgun, aptal bir kahkaha.

“Evet.”

Bir süre öyle kaldık. Sonra doğruldu. Pantolonunu çekti. Bana baktı. Eteğim hâlâ belimdeydi. Külotum yoktu. Saçım dağılmıştı. Gözlüğüm eğrilmişti.

“Yarın,” dedi.

“Yarın ne?”

“Aynı saat. Aynı yer.”

Sorusu yoktu. Emirdi.

Ve gitti.

Arkasından baktım. Kapıda durdu. Bir an döndü. Gülümsedi. O gülümseme. Sonra kayboldu.

Yalnızdım. Masanın üzerinde. Islak. Terli. Boş. Ve biliyordum. Yarın gelecektim.



4views

Comments

Sign in to join the conversation.

No comments yet. Be the first to share your thoughts.

Disclaimer

This is a work of fiction, assisted by artificial intelligence. Any names or characters, businesses or places, events or incidents, are fictitious. Any resemblance to actual persons, living or dead, or actual events is purely coincidental.

Content Removal Policy

  • Users may report content that may be illegal or violates our Standards.
  • All reported complaints will be reviewed and resolved within seven business days.
  • Review Process: Our team will assess the reported content against our guidelines.
  • Appeals: If you disagree with a decision, you may appeal within 14 days of notification.
  • Potential outcomes include: content removal, account warning, or no action if no violation is found.

To report content, email us at [email protected]